Animasyon sinemasının yaşayan en üyük ustası kaul edilen
Miyazakinin Oscar adayı Yürüyen Şatosu animasyon tarihinin zirvelerinden irini
oluşturuyor. 18 yaşında kendi halinde ir genç kız olan Sofi kötü ir cadının
üyüsü ile 90 yaşında ir kadına dönüşür. Dış görünümünden utanan Sofi evini
terkeder ve Howl adında bir büyücünün yürüyen şatosuna temizlikçi olarak girer.
Şatoda çalışan Calcifer adındaki bir ateş cini ile arkadaş olur. Calcifer,
Sofiye tekrar genç olması için yardım etmeye söz verir ancak Sofi de Calciferin
şatodan kurtulmasına yardım etmek zorundadır.
Fakir bir genç kız olan Sophie, haksız yere Kötülükler
Cadısı'nın hışmına uğrar. Bunun neticesinde Kötülükler Cadısı tarafından
ihtiyar bir kadına dönüştürülür. Bu durumdan kurtulmak isteyen Sophie büyüyü
çözecek birisini aramak üzere yola düşer. Bu arada yolda karşılaştığı bir
korkuluk da ona eşlik eder. Bir süre sonra garip bir makine görünümünde olan
bir yapıdan içeri girer. Burası Howl adlı genç ve yakışıklı bir büyücüye
aittir. Burada temizlikçi olarak çalışmaya başlar. Burada Calcifer adlı ateş
cini -ki, makineyi yürüten odur ve ayrıca Howl ile aralarında önemli bir sırrı
taşımaktadır- ve bir çocukla arkadaşlık kurar. Bu sırada komşu ülkeyle büyük ve
acımasız bir savaş yaşanmakta ve Howl bu savaştaki yıkımı önlemeye
çalışmaktadır.Bir solukta izleyeceğiniz ve bırakamayıp tekrar ve tekrar
izleyeceğiniz harika bir çizgifilm her yaşa herkese hitap eden hüzünlendiren
insanı kendine bağlayan psikolojik terapi yapan ders veren evrensel içerikli
bir yapım..ve benim kaçkere izlediğimi sayamıyorum bazen kendimi iyi hisetmek
için özellikle izliyorum sofi'nin acıklı umutlu halini...











Hiç yorum yok:
Yorum Gönder