ALLAH İÇİN SEVMEK
Ebû Hureyre radıyu anh Peygamber
aleyhisselâmın şöyle buyurduğunu anlatıyor:
Bir adam başka bir beldede bulunan bir arkadaşını ziyaret etmek maksadıyla yola çıkmıştı. Allahü Teâlâ adamın yolunda bir melek vazifelendirip bekletti.
Adam o melekle karşılaşınca melek kendisine:
— Nereye gidiyorsun? diye sordu. Adam:
— Şu beldede bir din kardeşim var onu ziyaret için gidiyorum diye cevap verdi. Melek:
— Onunla alâkalı yapacağın bir vazife mi var? diye sordu. Adam:
— Hayır öyle bir şey yok Allah için kendisini sevmemden başka bir işim yok dedi.
Bunun üzerine o melek:
— Ben senin o din kardeşini için sevdiğin gibi Allah'ın da seni sevdiğini sana bildirmek üzere vazifelendirilen Allahın'ın elçisiyim dedi.
Bir adam başka bir beldede bulunan bir arkadaşını ziyaret etmek maksadıyla yola çıkmıştı. Allahü Teâlâ adamın yolunda bir melek vazifelendirip bekletti.
Adam o melekle karşılaşınca melek kendisine:
— Nereye gidiyorsun? diye sordu. Adam:
— Şu beldede bir din kardeşim var onu ziyaret için gidiyorum diye cevap verdi. Melek:
— Onunla alâkalı yapacağın bir vazife mi var? diye sordu. Adam:
— Hayır öyle bir şey yok Allah için kendisini sevmemden başka bir işim yok dedi.
Bunun üzerine o melek:
— Ben senin o din kardeşini için sevdiğin gibi Allah'ın da seni sevdiğini sana bildirmek üzere vazifelendirilen Allahın'ın elçisiyim dedi.
"Kıyamet gününde, hiçbir
gölgenin bulunmayacağı o korkunç mahşer yerinde, Cenâb-ı Hak yedi grup insana
arşının gölgesini ikrâm edecektir. Bu bahtiyarlardan biri ALLAH rızâsı için
birbirini sevenlerdir. "(Buhâri, Ezan 36, Zekât 16, Rikak 24; Müslim, Zekât 91)
Muhabbeti büyütüp geliştiren sebeplerden biri,
sevgiyi dillendirmektir. Bunu bize sevgili Efendimiz öğretmiştir:
Bir gün
Efendimiz’in yanında oturan bir adam, yoldan geçen şahsı Kâinâtın Efendisi’ne
gösterdi: “Yâ Resûlallah! Ben şu adamı çok seviyorum” dedi.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve selem:
“Onu sevdiğini kendisine söyledin mi?” diye sordu.
“Hayır, söylemedim” deyince:
“Hemen git ve ona kendisini sevdiğini söyle!” buyurdu.
Sahâbî yerinden kalktı; o zâtın arkasından yetişti ve:
“Ben seni ALLAH rızâsı için seviyorum” dedi.
“Ben seni ALLAH rızâsı için seviyorum” dedi.
Müslimden
Rivayetle;
“İman
etmedikçe cennete giremeyeceksiniz.”
“Birbirinizi
sevmedikçe iman edemezsiniz.”
“Yaptığınız
zaman birbirinizi seveceğiniz bir ameli size haber vereyim mi? Aranızda selamı
yayınız.” Hadis-i Şerif
“Beni
rızâsı için sevdiğin ALLAH da seni sevsin.” (Ebû Dâvûd, Edeb 112, 113; Ahmed b.
Hanbel, Müsned, I, 140-141, 150)
Allah
Resulü (s.a.v)
“Müslüman,
dilinden ve ellinden diğer müslümanların güvende olduğu, mü’min de insanların
malları ve canları hususunda kendisine güvendiği kişidir.” Hadis-i Şerif
“Severken
Allah için seven buğz ederken Allah için buğz eden, vermediği için Allah için
vermeyen iman basamaklarını aşmıştır.” Hadis-i Şerif





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder